İSLAM , MÜSLÜMAN VE BİLİM
Müslümanlar, bazı kesimler tarafından cahil olarak tanıtılır yıllar yılı ve bu duruma ciddi bir itiraz da gelmez kendini müslüman olarak kabul eden bir çok kişiden. Devamlı cahillik müslümanlıkla eş görülür, gösterilir. Halbuki bugünün medeniyetinin temeline baktığımızda İslam Kültür ve Medeniyati´nin büyük katkıları vardır. Bugün örümcek kafalı diye yaftalanan müslümanların içinden çıkan bir çok bilim adamı modern matematiğin, tıbbın, felsefenin ve bir çok bilim dalının oluşmasında ve gelişmesinde büyük katkıları, emekleri vardır.
Bilim adına tarihte mükemmel işler çıkaran Müslüman bilim adamlarından biri Ebul İz El Cezeri´dir. Cezeri, tarihte sibernetiğin kurucusudur. Sibernetik; haberleşme, denge kurma ve ayarlama bilimidir. İnsanlarda ve makinelerde bilgi alışverişi, kontrolü ve denge durumunu inceler. Bu bilim, zamanla gelişerek bilgisayarların ortaya çıkmasına imkan tanımıştır.
Tarihin, adını altın harflerle yazdığı bir diğer büyük Müslüma bilim insanı ise Hazinî´dir. Hazinî ölçü ve tartı teorilerine yaptığı katkı ile tanınır. Bilime yaptığı diğer bir önemli katkı da yerçekimi hakkındaki görüşleridir. Hazinî, Newton´dan 500 yıl önce, "her cismi yer kürenin merkezine doğru çeken bir güç" olduğunu söylemiştir. Roger Bacon´dan yüzyıl önce de, dünyanın merkezine doğru yaklaştıkça, suyun yoğunlaştığı fikrini ortaya atmıştır.
İbni Sina, Farabi, Ali Kuşcu, El Buruni, Mimar Sinan, Kindi, Battani, Razi, Sabit Bin Kurra, Nurettin Batruci alanlarında öncü müslüman bilim insanalarıdır.
Müslüman ilim adamları geçmişten günümüze çok yönlü olarak hem de Kur´an ve Hadislerden faydalanarak her konuda eser vermişler ve bunları da gelecek nesiller ile paylaşmışlardır. Batı ise onlardan yüzyıllar sonra onlardan öğrendiklerini kendi buluşları gibi göstermişlerdir. Bu örnekler de gösteriyor ki İslam bilime karşı değildir. Yönetim olarak en güçlü oldukları zamanlarda bile Müslümanların bilime karşı çıkmak bir yana destekledikleri görülür. Dünyanın önde gelen bilim adamlarını çok kez devşirdikleri, destekledikleri de bir gerçektir.
İmam Gazali Müslümaların İlimlere bakışının şöyle açıklar:
?1- Neticesinin yüceliği, 2-Delillerin kuvvet ve sağlamlığıdır.? Neticesiyle ölçmeye örnek olarak din ve tıp ilimlerini gösterebiliriz. İki ilim alanı da netice odaklıdır.
İslamiyet bilime son derece önem veren bir dindir. Kur´an´da "bilenlerle bilmeyenler hiç eşit olurlar mı" ayeti vardır. Ayrıca Hz.Muhammed "ilim, kadın ve erkeklere farzdır" demiştir. Bu konuda pek çok hadis vardır. İslamiyet bilime önem verdiği için zamanla büyük bir medeniyet doğdu.
?Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı ?alak? tan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.? (ALAK SURESİ - 1/5. AYETLER) diyen bir dinin mensubu bilim karşıtı olamaz. İslam dinine mensup kişileri herhangi bir süzgeçten geçirmeden arızalı bir genelleme ile yaftalayanlar insan hakkı ihlali yapmaktadır. Bu gün nasıl ki Orta Çağ Hristiyan -Engizisyon- zorbalığından dolayı Hristiyanlar yaftalanmıyorsa ve bu dine mensup kişiler modern sayılıyorsa kendini Müslüman olarak adlandırıp bilime karşı çıkanlardan hareketle tüm Müslüman alemi bilim karşıtı sayılamaz, gösterilemez. Örümcek kafalı, yobaz gibi aşağılayıcı sözler ile nitelendirilemez. En azından kendini çağdaş sayan, düşünce ve inanç özgürlüğünü savunan insanlar buna dikkat etmelidir.