Menü Saruhanlı Kardelen Gazetesi
Av. Erdoğan KAYA

Av. Erdoğan KAYA

Tarih: 30.10.2017 10:59

7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU- İŞE İADE DAVASINDA KANUN YOLU -ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

Facebook Twitter Linked-in

7036 s. İş Mahkemeleri Kanunu 25.10.2017 tarihinde yayımlanmıştır. İlgili Kanun ile birlikte birçok konuda değişiklik yapılmıştır. Biz de yazımızda yapılan değişikliklere ilişkin açıklamalar getireceğiz.

İŞE İADE DAVASINDA VERİLEN KARARA İLİŞKİN BAŞVURULACAK KANUN YOLUNDA DEĞİŞİKLİK

Yapılan değişiklik ile birlikte işe iade davalarında verilen kararlara ilişkin olarak sadece istinaf kanun yoluna gidilebilecek olup, temyiz yoluna gidilemeyecektir. İş bu düzenleme Kanunun yayımı tarihinden yani 25.10.2017 tarihinden itibaren uygulanacaktır.

Bu sayede davanın daha kısa sürede kesinleşmesi ve işe iade davasında beklenen faydanın sağlanması bir nebzede olsa gerçekleştirecektir.

Önceki halde istinaf yoluyla verilen kararlar için temyiz yoluna da gidilebilmekte olup, bu durumda işe iade davasının kesinleşmesini geciktirmekteydi. İşe iade davasının kesinleşmesi de davadan beklenen faydanın sağlanması için tek başına yeterli olmayıp bir takım şekil şartlarının da yerine getirilmesi gerekmektedir. İşçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçinin, işe başlama talebini alan işverenin de işçiyi 1 ay içerisinde işe başlatması gerekir(ya da işe başlatmayıp uygulamada ?işe başlatmama tazminatı? denilen tazminatı ödemesi gerekir.). İşverenin, işe başlatma daveti üzerine de işçinin makul bir süre içerisinde işe başlaması gerekir. İşverenin davetine rağmen işçi, işe başlamazsa işverence yapılan fesih geçerli hale gelmekte ve işçinin boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatını alması mümkün olmamaktadır. Bu halde işçi, ancak kıdem ve ihbar tazminatını talep edebilir. Görüldüğü üzere davanın kısa sürede kesinleştirilmesi işe iade davalarında büyük önem arz etmektedir.

ZAMANAŞIMI SÜRESİNE İLİŞKİN NE GİBİ BİR DÜZENLEME GETİRİLMİŞTİR?

Konunun daha net anlaşılabilmesi için zamanaşımına ilişkin kısa bir açıklama yapılması yerinde olacaktır.

Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumuyla ilgili olmayıp istenmesini, önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.

7036 s. Kanun ile birlikte yıllık izin ücreti, kıdem, ihbar, kötü niyet ve ayrımcılık tazminatında zamanaşımı süresi 5 yıl olarak belirlenmiştir. Söz konusu düzenleme Kanununun yürürlük tarihinden yani 25.10.2017 tarihinden itibaren uygulanacaktır. İş bu düzenlemeden önce ise yıllık izin ücreti, kıdem, ihbar, kötü niyet ve ayrımcılık tazminatında zamanaşımı süresi 10 yıldır. Görüldüğü üzere yapılan değişiklik ile birlikte söz konusu alacaklara ilişkin zamanaşımı süresi işçinin aleyhine olmak üzere kısaltılmıştır.

Söz konusu zamanaşımı süresi değişikliği, 25.10.2017 tarihinden sonra sona eren iş sözleşmelerinden doğan yıllık izin ve söz konusu tazminatlar hakkında uygulanır. 

Belirtilen yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri, değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam eder. Ancak, zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmı 25.10.2017 tarihinde 5 yıldan uzun ise, 25.10.2017 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş olur.

Buna göre örneğin; söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden 1 yıl önce sona eren bir iş sözleşmesinden dolayı kıdem tazminatı alacağı söz konusu olması durumunda 9 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerekirken, yapılan düzenleme nedeniyle 9 yıl yerine 5 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacaktır.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramınızı kutlar, sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim..

İletişim adresi: www.gurselavukatlik.com

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —