İsmail Gürol UĞURLU


TÜRK TİPİ BAŞKANLIK OLMAZ!

TÜRK TİPİ BAŞKANLIK OLMAZ!


TÜRK TİPİ BAŞKANLIK OLMAZ!

Binlerce yıllık Türk devlet geleneğinde Başkanlık yoktur; hiçbir zaman olmamıştır. Cumhuriyet (demokrasi) ise dünyaya biz Türklerin armağanıdır. 

Eski Türklerde Anayasa´ya Töre, Meclis´e Toygun, Cumhurbaşkanı´na Kağan, Başbakan´a Ayguçı, Bakanlara Tudun, Milletvekillerine Bey adı verilmiş; Toygun toplantılarına ise Kurultay denilmiştir.

Türklerde Töre (Anayasa) yapma yetkisi halkın da katılımıyla Toygun´dadır. Cumhurbaşkanları da (Kağan) Töre´ye (Anayasa´ya) uygun hükmetmek zorundadırlar. Türk tarihinde Töre (Anayasa) sınırlarının dışına taşan, güç sarhoşluğu içinde davranıp devletin bütün güç ve yetkilerini tek başına kullanmaya heveslenen bazı Kağanlar (Cumhurbaşkanları) olmuşsa da bunların tamamı azledilerek tahttan indirilmiş; bazıları da Toygun (Meclis) içinde oluşturulan Yüce Divan ile yargılanarak cezalandırılmıştır. 

Türk Töresini (Anayasa´yı) ihlal ederek fiili durum yaratmak suretiyle değişik davranan Bögü Kağan (Cumhurbaşkanı), Ayguçı (Başbakan) Tun Baga Tarkan´ın ciddi itirazlarıyla karşılanmıştır. Bögü Kağan (Cumhurbaşkanı) Türk Töresindeki (Anayasa) en önemli ilkelerden biri olan laikliğe aykırı davranarak savaş sonrasında işgal ettiği yerlerdeki dini mabetleri yıktırmış ayrıca şehirleri yakıp yıkarak sivil halkı katletmiş, yağmacılığa göz yummuş ve kendi din anlayışını halka dayatmıştır. Türk Töresine (Anayasa´ya) açıkça aykırı davranışlar sergileyen Bögü, Toygun (Meclis) tarafından Kağanlık (Cumhurbaşkanlığı) görevinden azledilmiş ve cezalandırılmıştır.

Anayasal sınırlarının dışına çıkan bir başka Cumhurbaşkanı ise Taspar Kağan olmuştur. Taspar, devletin iki numaralı makamı olan Ayguçı (Başbakan) makamına Töremen Apa´yı oturtarak kendisinden sonra da onun Kağan (Cumhurbaşkanı) olmasını sağlamaya çalışmış hatta bunu vasiyet bile etmiştir. İçinde Taspar ve Töremen Apa´nın taraftarları olsa da Türk Toygun´u (Meclis) ve diğer Beyler (Milletvekilleri) bu oldu-bittiye müsaade etmeyerek halkla birlikte bunları bertaraf etmiştir. Olaylar sonucu halkla birlikte düzenlenen olağanüstü Kurultay´la Cumhurbaşkanlığı makamına İşbara Kağan getirilmiştir.

Uygulamalarıyla Türk devleti içinde yaşayan gayr-ı Türk unsurlara karşı Türkler arasında ikilikler yaratan, Türkleri fikir ayrılıklarına sürükleyen bir Cumhurbaşkanı olan İşbara Teriş Tunga Kağan da yine halkla birleşen Toygun (Meclis) tarafından makamdan indirilerek yerine Yukuk Kağan Cumhurbaşkanı yapılmıştır. 

Sağladığı bazı ticari gelişmelerden sonra Tek Adam olmaya heveslenen, üstünde Türk yaşamayan topraklardaki milletleri vergiye bağlamak yerine oraları vatan topraklarına katmak isteyen, böylece Türk nüfusun içine yabancı nüfus sokmaya kalkışan bu nedenle de "İl İtmiş Kağan" sıfatıyla anılan, Türk devletinin egemenliğinde sınır bölgelerimizde yaşayan gayr-ı Türk unsurların özerklik isteklerine

hoşgörülü yaklaşan, sınırları gevşek tutarak yabancı ülkelerden insanların vatana girmesine karşı ciddi tedbirler almayan İrteriş Kağan (Cumhurbaşkanı) ise halkla birleşen Toygun (Meclis) tarafından makamdan indirilmiş; Cumhurbaşkanlığı makamına Ozmış Kağan oturtulmuştur. İrteriş, nihayetinde ölüm cezasına çarptırılmıştır.

"Türk tipi" Başkanlık olmaz çünkü Türk tarihinde Başkanlık hiçbir zaman olmamıştır.