Mustafa Ali ÖZTÜRK


SAVAŞLARIN KAYIP ÇOCUKLARI

SAVAŞLARIN KAYIP ÇOCUKLARI


?Kitabın yanında defter
Defterin yanında bardak
Bardağın yanında çocuk
Çocuğun yanında kedi
Ve uzakta yıldızlar yıldızlar?? der Oktay Rifat ?Yıldızlar? şiirinde. Şair bu şiirde çocukların huzurlu hanelerinde yaşadıkları mutlu bir akşam portresi çizer. Çocukların içinde olması gereken bir huzur tablosu?Ancak dünyada bazı çocuklar bu tablonun hayalini bile kuramaz durumdalar. Bu çocukların önemli bir bölümü ülkeleri iç savaş belası musallat olmuş ülkelerin çocukları. Örneğin Suriye´de 7 yıldır devam eden çatışmalardan dolayı dünyanın çeşitli ülkelerinde milyonlarca Suriyelinin sığındığı bilinen bir gerçek. Bu sığınmacıların ciddi bir bölümü ise çocuklar ve bu sığınan çocuklar kayıp. Kimse nerede olduklarını bilmiyor(?)?

Çocuklar sığınmacı insanlar içerisindeki en korumasız grup olarak derin bir mağduriyet yaşıyorlar. Şiirdeki huzur dolu tablonun esamisi okunmuyor bu çocuklar için. Yıldızları her daim görmelerine rağmen, yıldızlara bakıp hayal kurabilecek durumda değiller. Çünkü; ülkelerinde birileri tarafından çıkarılan, desteklenen, körüklenen iç savaşların doğal olarak en büyük mağduru olan çocuklar. Savaş halindeki ülkelerin çocukları savaşanların ve savaştıranların umurunda değiller. Namlunun ucundaki çocukların yaşadıklarını anlatmaya kelimeler yetmiyor.
İç savaşların olduğu ülkelerde savaş nedeniyle oluşan boşluk ve kimsesizliğin verdiği açıkları kullanan, hedefinde çocukların olduğu acımasız yasadışı örgütler rahatça faaliyet gösteriyor. Gözlerini para hırsı ve kan bürümüş bu çetelerin faaliyetleri insanın sinirden aklını alacak türden. Mesela savaşlarla boğuşan memleketlerin sahipsiz çocukları batılı çağdaş(!) ülkelerin pedofili hastası, sadist, sapık zenginlerine köle olarak peşkeş çekiliyor ya da genelevlerine satılıyorlarmış. Özetle evlerinde anne ve babaların dizinin dibinde yıldızlara bakıp hayaller kurup kendisine bahşedilen hayatı en güzel şekilde yaşaması gereken minik yürekler zengin ve sapık batılıların tecavüz etmesi için satılıyorlar. En iyi ihtimalle zenginlerin evinde zorla hizmetçilik yaptırılıyorlar. Buna sebep olanlara ve çocuklara bu kötülükleri yapanlara binlerce kez lanet olsun?
İç savaş mağduru sığınmacı çocukların uğradığı birçok istismar ve katliam söz konusu. Savaşlar yüzünden anasız babasız kalan yüz binlerce çocuğun acısı bitecek gibi de durmuyor. Savaş devam ederken bir yandan da yaşanan insanlık dışı olaylar gün yüzüne çıkıyor. Masum çocuklar şimdi de organ mafyalarının hedefinde. Sağlıklı çocukların organları alınıp, organ yetmezliği yaşayan zenginlere satılıyor. Çocukların ruhsuz modern Batılıların laboratuvarlarında kobay olarak kullanılıyorlar. Ucuz iş gücü olarak riskli ve yasak işlerde çalıştırılıyorlar. Dilencilik yaptırılıyorlar. Uyuşturucu kaçakçılığı ve satıcılığında kullanılıyorlar. Asker olarak kullanılıyorlar. Mazlum çocukların Satanist veya masonik örgütlerin ayinlerinde kurban olarak kullanıldığı anlatılıyor. Yine kayıp savaş mağduru çocukların büyücüler tarafından büyü seanslarında işkence ile öldürüldüğü anlatılıyor. Ve maalesef birçok çocuğun çeşitli dinsel ayinlerde toplu tecavüzlere maruz kaldığı tarafsız uluslararası kuruluşlar tarafından rapor ediliyor. Tekraren buna sebep olanlara ve çocuklara bu kötülükleri yapanlara binlerce kez lanet olsun?
Dünyanın çeşitli bölgelerinde küresel güçler tarafından tasarlanan kanlı savaşlar yaşandı ve yaşanıyor. Yine bu kanlı savaşların sahnelenmesi için uğraşılan ülkelerden biri de kuvvetle ihtimal bizim ülkemiz gibi duruyor. Olayların seyri, dünya basınında çıkan haberler -özel haberler/makaleler- Türkiye´de muhtemel bir iç savaş ve kaos hazırlıklarının yapıldığı yönünde. Bu hazırlıkların çeşitli vesileler ile içerden birilerine ihale ettikleri başarısız denemeleri de oldu. Başarılı olsalardı neler yaşardık sorusuna Suriye´de yaşananları örnek gösterebiliriz. Suriye´de bir yudum suya muhtaç olan insanların birbirlerinin kanını akıtacak silahlara ulaşmakta ve mühimmat temininde hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını görüyoruz. Su bulamayan insanların çok kolay mermi bulması çok da normal olmasa gerek. Tuzağa düşürülmüş bir ülke ve oluk oluk kardeş kanı akıtan bir zihniyet tabii olarak çocuklarını acımasız sapıkların elinde heder edecek.
Biz ülke olarak, millet olarak Afganistan, Irak, Suriye vb. ülkelerin düştüğü tuzağa düşmemeliyiz. Dilimiz, dinimiz, mezhebimiz, siyasi düşüncemiz, dünya görüşümüz ne olursa olsun birbirimizi sevmeliyiz, ülke olarak kucaklaşmalıyız. Barış içinde yaşamalıyız. Çünkü birlik beraberlik içinde yaşayamaz birbirimizi öldürmeye yok etmeye kalkarsak:
Zengin Avrupalı bir ailenin kör olan çocuğu görebilsin diye bizim çocuklarımızın gözü çıkarılıp takılabilir. Çocuklarımızın çeşitli organları Batılı ülkelerdeki insanlar biraz daha fazla yaşasınlar diye sökülüp alınabilir. Tıpkı Iraklı, Suriyeli çocuklara yaptıkları gibi hem de ırk ayrımı yapmadan? Mesela 1915 yılında doğan ve 20 Mart 2017 ölen David Rockefeller? 2015 yılında 100. yaşını devirdiğinde bu yaşa gelinceye kadar 6 kalp nakli, 3 böbrek ve 2 de ciğer nakli yapılan en yaşlı zengin Rockefeller, "200. Yaş günümü kutlamak istiyorum" dedi. Peki sizce bu kadar bol organ kimden, nereden ve nasıl bulundu?
Yine günahsız çocuklarımız çeşitli amaçlarla köle olabilir, kobay olabilir? Birileri daha rahat yaşasın, birilerinin çocukları mutlu olsun diye çocuklarımız hakları olan yaşamı hakkıyla yaşayamaz hale gelebilir. Bu durumlara düşmek istemiyorsak birliğimizi ve beraberliğimizi pekiştirmeli, sen ben kavgalarından uzak durmalıyız?İçerideki hainlerin provokasyonlarına kanmamalıyız. Çocuklarımız ve tüm dünya çocukları barış dolu bir dünyada yaşamayı sonuna kadar hak ediyor. Çocuklarımız için ülkemizi ve ülkemizde yaşayan insanları ayırt etmeksizin sevelim? Yazımıza bir şiirle başlamıştık yine bir şiirle bitirelim:
Hani bütün çocuklar eşit doğardı?
Peki suçu ne savaş çocuklarının?
Neden uçurtmalar yerine,
Bombalar uçuyor göklerinde.?(?)