Av. Erdoğan KAYA


ESKİ TARİHLİ FESİH İMZALATMA-İRADE FESADI DURUMUNUN TANIKLA İSPATLANMASI-İŞE İADE DAVASI

ESKİ TARİHLİ FESİH İMZALATMA-İRADE FESADI DURUMUNUN TANIKLA İSPATLANMASI-İŞE İADE DAVASI


Uygulamada işverenler, iş akdinin feshinde işçinin hak etmiş olduğu tazminat ve diğer alacak kalemlerini ödeyebilmektedir. Ancak bazı işverenler, fesih bildirim tarihini gerçekte feshin bildirildiği tarihten daha eski bir tarih olarak yazarak süreli fesih ile işçinin, işe iade davası açmasının önüne geçmeye çalışabilmektedir. Süreli fesih halinde 1 aylık işe iade davası açma süresinin başlangıcının ne zaman olduğu soru işareti oluşturabilir.

BİLDİRİMLİ FESİH(SÜRELİ FESİH) HALİNDE İŞE İADE DAVASI AÇMA SÜRESİNİN BAŞLANGICI NE ZAMANDIR?

Süreli fesihte, iş akdinin sona erdirilmesi öncesinde işçiye bu durum bildirilir. Ancak iş akdi bu bildirme anında değil, bildirim süresinin sonunda sona erer. Bu durumda dava açma süresinin ne zaman başlayacağı sorunuyla karşılaşılır. Burada şu hususa dikkat etmek gerekir, işe iade davasının açılmasında aranan 1 aylık sürenin başlangıcı feshin bildirilme anı olup, sürenin başlaması için iş akdinin sona erdirilmesine gerek yoktur. Bu hususa dikkat etmek gerekir. Eğer dava, süreli fesihteki bildirim süresi dikkate alınmaksızın, feshin gerçekleştiği tarihten itibaren 1 aylık süre hesaplanıp açılırsa davanın reddi durumu söz konusu olabilir. Yargıtay`ın yerleşik içtihatları bu yöndedir.

Yargıtay 9. H.D.`nin vermiş olduğu bir kararda ; ?Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin 05/10/2011 tarihi itibariyle feshedileceğinin 06/09/2011 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, davanın ise 03/11/2011 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.? şeklinde değerlendirme yapmıştır.

Emsal Yargıtay kararında da belirtildiği üzere 1 aylık dava açma süresi hak düşürücü süre niteliğindedir. Bu nedenle de sürenin geçmesinden itibaren dava açma hakkı ortadan kalkacaktır. Ve sürenin başlangıcı da iş akdinin sona erdiği tarih değil, fesih bildiriminin yapıldığı tarihtir. Bu hususa dikkat edilmemesi hak kayıplarına yol açar.

ESKİ TARİHLİ FESİH İMZALATILMASI DURUMUNDA İRADE FESADI TANIKLA İSPATLANABİLİR Mİ?

Süreli fesih halinde işe iade davasının açılmasında 1 aylık sürenin başlangıcına dair bilgisi olan bazı işverenler, işçinin bu konuda yeterli bilgisinin olmamasından da faydalanarak fesih bildirimine eski bir tarih yazabilmektedir. Bu durumda işe iade davasının açılması halinde feshin bildirim tarihine ilişkin ispat sorunu ortaya çıkacaktır. Çünkü işverenin elinde yazılı bir belge mevcuttur.

Yargıtay 9. H.D.`nin konuya ilişkin vermiş olduğu kararda; ?Davacı işe iade davasının açılmasının önüne geçmek için hile ile geriye dönük fesih bildirimi imzalatıldığını belirtmiş bunun ispatı doğrultusunda tanık deliline dayanmış ve tanık listesi sunmuştur.

Ancak davacı irade fesadına dayandığından irade fesadı tanıkla ispatlanabilir. Mahkemece davacı tanıkları dinlenerek tebliğ tarihinin hangi tarih olduğu, hile yoluyla geriye dönük fesih bildirimi imzalatılıp imzalatılmadığının açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken belgeye karşı aksinin tanıkla ispatlanmayacağı şeklinde hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozma nedenidir. ? denilmiştir.

Görüldüğü üzere Yargıtay kararında, her ne kadar işverenin elinde yazılı bir belge söz konusu olsa da irade fesadı olması nedeniyle feshin bildirim tarihinin tespitinde tanık deliline dayanılabileceği ortaya konulmuştur.

İletişim adresi: www.gurselavukatlik.com