Mustafa Ali ÖZTÜRK


Çocuklar Üzerine Oyunlar?

Çocuklar Üzerine Oyunlar?


Çocuklar Üzerine Oyunlar?

Dünün çocukları bugün büyüdüler ve oluk oluk çocuk kanı döküyorlar. Dünya üzerinde neredeyse çocuk öldürülmeyen yer yok. Çocuklar savunmasız, katilleri acımasız. Bu acımasız katillerin yetiştirdikleri çocuklar da mutlaka acımasız. Modern dünyada yaşayabilen çocukların yetişme koşulları da sağlıksız. Çocuklar cahiliye devrinden sonra belki de en kötü dönemlerini yaşıyorlar, hem de cinsiyet ayrımı gözetmeksizin. Ya katlediliyorlar ya katil oluyorlar ya da katillerin kölesi oluyorlar. 

Çocuklar, günümüzde karanlık odakların kurduğu bir sistemin çok önemli parçaları. Karanlık odakların emelleri tek bir dünya devleti, tek din, tek dil ve iki ırk? Efendiler ve onların kölesi insan yığınları. Bu amaç için özellikle bilinçaltı denilen yapıyı hedef alan bir sistem geliştirilmiş durumda. Bilinçaltı en savunmasız olan insan grubu ise çocuklar. Her gün, her an çocuklara verilmek istenen mesaj bir şekilde veriliyor ama farkında bile değiliz. Bilgisayar oyunları, çizgi filmler, dizi filmler, sinema filmleri, müzik klipleri, kitaplar vb. araçlar bu iş için biçilmiş kaftan. 

Örneğin çocukların oynadığı bilgisayar oyunları ağırlıklı olarak kan dökme odaklı. Dünyada çok rağbet gören, Call of Daty, Crysis, Battlefield, Dawn Of War Dark Crusade gibi bol kanlı oyunları oynuyorlar. Bu oyunlarda bol bol kan var, sıkı savaşlar var, anlamsız yaratıklar var. En korkuncu da çocuk ve gençlere görev veren, onları avucunun içinde oynatan bir üst misyon var. Çocuklar bu oyunları üst aklın yazdığı seneryoya göre oynuyor. Oyun üreticisinin seneryosunu uygulayıp, onun farkında olmadan gerçek hayattaki misyonunu kanıksıyor. Beyinleri uyuşuyor ve dünyayı, hayatı tek taraflı görüyor. Efendisinin gösterdiği şekilde görüyor, farkında olmadan köleleşiyor.

Savaştan ve öldürmekten ürkmüyor, çekinmiyorlar. Hatta çoğu kez gerçekten kan akıtmayı arzuluyor bu vahşi insan yığınları. Bakın DAEŞ denilen terör örgütündeki canilerin kan akıtma ritüellerine, PKK´ lı vahşilerin kan akıtma şekillerine, İsrail´in askerlerinin, Amerikan askerlerinin, İngiliz askerlerinin ve daha birçok şiddet yanlısı örgüt ya da devletin unsurlarına? Öldürme, yok etme şekilleri yukarıdaki oyunlardaki seneryoların benzeri veya birebir aynısı. Ayrıca vahşi terör örgütlerinin ya da devletlerinin unsurları batıdaki modern dünyada yetişmiş kişiler ve bilgisayar oyunlarının tezgahından geçmiş kişiler. Üst akıl dediğimiz küresel güç de bu saydığımız devletlerde konuşlanmış bir güç.

Evde savaş oyunu oynayarak yetişen çocuklar şimdi büyüdü ve günümüz çocuklarına yaşam hakkı tanımıyorlar. Dünyayı tek taraflı, kazan kazan hep kazan misyonuna göre yönetmeye çalışan üst aklın alt kademedeki savaşçıları dünyayı kana buluyor. En çok da çocuklar ölüyor.

Çocuklar hayatta kalabilmişse bile annesiz, babasız, evsiz hatta yurtsuz kalıyor? Ama rahatı yerinde olanların umurunda değil. Bugün kötü günler yaşayan çocukların durumu sır değil. Hız ve teknoloji çağında dünya küçüldü ve özellikle internet sayesinde ceplerimize kadar girdi. Dünyada olan biten anında kaydedilip, özellikle kötücül görüntüler, propaganda amacıyla tüm insanlığa ulaştırılıyor. İnsanlar bunları eğlencelik yerine izliyor. Özellikle çocuklar yaygın bir şekilde izliyor. Ama empati kurmuyor, kuramıyor. Çünkü yenidünya sistemi empatik düşünceyi engelliyor. İnsanlar özellikle çocuklar, Suriye´de, Filistin´de, Irak´ta, Kuzey Irak´ ta, Arakan´da, Çin´de, Doğu Türkistan´da ve tüm dünyada katledilen çocukların resimlerini, videolarını görüyor izliyor; ama bu konu üzerine düşünmüyor, düşünmesi için de kimse çaba harcamıyor.

Herkes kendi derdinde.

Bu yönde tam bir eğitim, yönlendirme ya da işe yarar bir söylem geliştirilebilmiş değil. 

Sonuçta çocuklar günümüzün en savunmasız varlıkları. Dört bir yandan olumsuz subliminal (bilinçaltı) mesajlarla dönülmez yollara yönlendiriliyor. Çizgi filmlerle, bilgisayar oyunlarıyla, televizyon dizileriyle, sinema filmleriyle, yazılı ve görsel basın maharetiyle zihinleri bulandırılıyor, köleleştiriliyor. Sonunda da büyüdüğünde dünyayı yakıp yıkmaktan çekinmiyor. İlk hedef olarak da çocukları seçiyor. Çocukları katlediyor, istismar ediyor, kimsesiz bırakıyor. Sistem bir taraftan kendisine köle olarak yetiştireceği çocukları seçip gerekeni yapıyor, bir taraftanda kötülük yapacağı çocukları seçiyor, katlediyor.

Çocuklar ve gençler için nitelikli edebi eserler üretmek, nitelikli tiyatro ve sinema eserleri üretmek yerine, onları denetimsiz teknolojinin eline bırakıyoruz. Çocuklarımızı ruhsuzlaştırıyoruz. Yüzde yüz bireyselleşmiş, bencil kişiler olarak yetiştiriyoruz. Paylaşmanın, birliğin, beraberliğin değerinden bihaber insanlar yetiştiriyoruz. Birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız olan günler gelecek -belki de geldi- ve üst akıl olarak bahsettiğim küresel güçlerin eline teslim ettiğimiz çocuklarımız bir ve beraber olamayacak. O zaman felaketin büyüklüğünü anlayacağız.

Çok geç olmadan çocuklarımıza dilimizi, dinimizi, kültürümüzü yerli yerince öğretmeliyiz. Öğretmek için projeler tasarlamalıyız. Düşünce üretmeliyiz. Hazır düşünceyi kullanmaktan vazgeçmeliyiz. Çocuklar üzerine oyun oynayanların oyununu bozmalıyız. Tüm dünya çocukları için yapmalıyız bunu. Yoksa kötü son kaçınılmaz olur?