Mustafa Ali ÖZTÜRK


BİLGİ ve BİLİM

BİLGİ ve BİLİM


?Bilgi? sözlükte, ?Öğrenme, araştırma ya da gözlem yoluyla elde edilen gerçeklik, insan aklının kapsayabileceği olgu, gerçek ve ilkelerin tümüne verilen ad? diye açıklanır.  İnsanlar için büyük bir hazine olan düzenli bilgiye, belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma sürecine ise bilim (ilim) deniyor.

Bil(mek) fiilinden türetilen bu sözcükler, insanın yaratılışından itibaren her zaman anahtar vasfını taşıyan önemli kelimelerden olmuşlardır. Öyle ki yüce kitabımız Kur´an-ı Kerim´de Zümer Suresi 9. Ayette ?Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?? diye sorar. Bilgiye sahip olan insanoğlunun bilgisizlerle aynı kefede değerlendirilemeyeceğini vurgulayan bu ayet biz Müslüman toplumlara bilgi ve bilimin gerekliliği konusunda önemli bir mesaj vermektedir.

Müslümanlar bilgiye değer vermelidir ve bilginin peşinden gitmelidir. Çünkü İslam Peygamberi Hz. Muhammed (SAV) de tıpkı yüce kitabımızın bildirdiğini destekleyerek şöyle buyurur: ?Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir.? Bu mesajlardan da anlaşılacağı üzere gerçek Müslümanlar ilmin yani gerçek bilginin peşinden gidenlerdir. Kutsal kitabımızdaki mesajları doğru anlayıp yüce peygamberimiz Hz. Muhammed´in yolundan giden, bilgi ve bilime önem veren Müslüman devletler büyük başarılara imza atmışlardır. Hatta Devlet i Ali olarak anılan Osmanlı Devleti´nin dünyaya başarıyla hükmettiği zamanlar bilime sarıldığı zamanlardır. İslam ile yoğrulmuş bir bilim her zaman dünyaya refah ve huzur getirecektir.

Türkiye Cumhuriyeti´nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu konuda bizlere birçok telkinlerde bulunmuştur. ?Türk milletinin elinde tuttuğu meşale müspet ilim meşalesidir.? diyen eşsiz devlet adamı Atatürk, bilginin önemini her fırsatta dile getirmiş ve bu yönde büyük çalışmalar yapmıştır. Bilimin ve gerçek bilginin peşinden gitmemizi istemiştir. Gerçek bilgiye sahip olan Müslüman Türk milleti tüm insanlığa hizmet edecektir.

Biz toplum olarak hem kutsal kitabımızda yazan hem yüce peygamberimizin önem verdiği hem de büyük önderimizin peşinden gittiği bilginin sahibi ve takipçisi olmalıyız. İnandığımız ve peşinden gittiğimiz bu değerlerin bize verdiği mesaj kuşkusuz faydalıdır. Bu faydalı telkinleri özümseyip yaşam felsefemizin önemli bir ilkesi haline getirmeliyiz. Her zaman olduğu gibi yine kritik ve zor bir süreçlerden geçen toplumumuz ancak bilimin ve bilginin ışığından yararlanarak bu süreçleri hasarsız bir şekilde atlatabilir.

Yazımı Hz. Ali (r.a.)´den nakledeceğim bir vecize ile noktalıyorum: ?Bilgi aşağıdakileri yükseltir, bilgisizlik yukarıdakileri alçaltır.? Bilgi ile nurlanmış gönüllerin aydınlattığı beyinlerin ürettiği gerçek yol açıcı, ferahlatıcı, kolaylaştırıcı bilgilerin inşa ettiği bir dünyada yaşayabilmek dileğiyle?