Prof. Dr. Bekir Sami UYANIK


Bayramda ekstra tatlılarla, sağlığımızı tehlikeye atmayalım!

Bayramda ekstra tatlılarla, sağlığımızı tehlikeye atmayalım!


Bayramda ekstra tatlılarla, sağlığımızı tehlikeye atmayalım!

Dengeli bir beslenmede vücudumuzun temel enerji kaynağı olan glukoz ihtiyacı, karbonhidratlı doğal besinlerden sağlanmaktadır. Bu karbonhidratlar vücudumuzda, yapıtaşı olan glukoza dönüşür ve kan şekerinin esas kaynağını oluştururlar. Dolayısıyla çayın içerisine atılan ve tatlıların yapımında kullanılan rafine haliyle sofra şekerinin muhakkak alınması gerekmez. Bu nedenle, Dünya Sağlık Örgütü günlük enerjimizin %55-60´ının karbonhidratlardan karşılanması gerektiğini vurgulamaktadır

Ancak, 1900´lü yılların başından itibaren şekerli besinler ve tatlılar, vazgeçilmesi çok zor bir beslenme alışkanlığımız, güzel bir damak tadımız olmuştur. Maalesef, sağlık problemleri olan birçok insan bile, artık şekeri hayatımdan çıkaracağım diyemiyor.

 Bir alışkanlık olarak karbonhidratlar(şekerler) ihtiyaçtan fazla alındığında, vücuda zararlı olmakta, ?azı karar çoğu zarar? sözü burada da gerçekleşmektedir.

Özellikle, fruktoz, glukoz gibi rafine şekerlerle hazırlanan tatlıları bayramda çok fazla yiyen şeker hastalığı olmayan insanları bile gözlerini acil servislerde açmaktadır. Tatlılardan sonra, meşrubat, meyve sularının, hatta suyun fazla içilmesi durumu daha ağırlaştırmaktadır.

Öncelikle, hızla ve hemen kana karışan, saflaştırılmış ve rafine şeker içeren besinler kan şekerinde ani bir dalgalanmaya neden olurlar. Özellikle de, gizli şekeri olanlarda kan şekerinin aşırı yükselmesi(hiperglisemi) tehlikesi ile kar karşıya kalırlar.

 Ayrıca, bazı mide küçültme ameliyatları olan ve beslenmesine dikkat etmeyen kişilerde ortaya çıkan Dumping Sendromu´na benzer bir olay gelişebilir. Bu olayda,  aşırı miktarda ve yüksek karbonhidratlı tatlılarla birlikte su ve diğer meşrubat içildiğinde, osmolaritesi yüksek,  konsantre(yoğun) bir ortam oluşurak,  barsağa kandan çok miktarda sıvı sızmasına sebep olur. Barsak içine geçen bu sıvılardan dolayı, damarlarda sıvı azalır(hipovolemi), halsizlik, soğuk terleme, çarpıntı başlar, tansiyon düşer(hipovolemi), hatta daha ağırlaşarak bulantı,  kusma ve bayılmalar görülebilir.

Bayramda, bu sevimsiz ve tehlikeli durumların yaşanmaması için, tatlı yenilmemesine engel şeker hastalığı gibi bir durum söz konusu değilse, elbette tatlılar yenilebilir. Ancak, tatlı çeşidinde ve miktarında aşırıya kaçmamak  gerekir. Mümkünse tek çeşit tatlı ile yetinilmesi, yavaş yenilmesi ve fazla sıvı tüketilmemesi, sütlaç, muhallebi, güllaç, gibi hafif tatlılar tercih edilmelidir.